Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin iptal edilmesi, Şanlıurfa’daki sivil toplum kuruluşları, sanat camiası ve esnaf temsilcileri arasında büyük bir üzüntü ve tepkiyle karşılandı. Urfa Çalışma Grubu, yayımladığı basın açıklamasıyla iptal kararının şehrin kültürel kimliğine ve yerel ekonomisine verdiği zararları kamuoyuna duyurdu.
“Sadece Bir Eğlence Değil, Şehrin Marka Değeridir”
Urfa Çalışma Grubu tarafından yapılan açıklamada, festivalin sadece bir konser veya etkinlik dizisi olmadığı, şehirlerin ulusal ve uluslararası arenada tanıtımı için kritik bir platform olduğu vurgulandı. İptal kararının kültürel sürekliliğe zarar verdiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bu iptal; yerel sanatçılar, kültür kurumları ve bu etkinlik için hazırlanan endüstriler için ciddi bir etkileşim kaybına yol açmıştır. Uzun süredir hazırlıkları süren sergi, gösteri ve konserlerin durdurulması, toplumsal hafızada telafisi güç bir boşluk bırakmış; Şanlıurfa’nın ‘yaşayan kültür merkezi’ kimliğini zedelemiştir.”
Turizm ve Esnaf İçin “Ekonomik Darbe”
Açıklamada, festivalin şehir ekonomisine sağlayacağı katkıların altı çizilerek, iptalin ekonomik faturasına dikkat çekildi. Festival süresince doluluk bekleyen oteller, restoranlar, ulaşım sektörü ve küçük esnafın hazırlık maliyetlerinin doğrudan zarara dönüştüğü ifade edildi. Özellikle Şanlıurfa’nın turizmde yakalamayı hedeflediği ivmenin bu kararla kesintiye uğradığı belirtildi.
“Urfa Bu Fırsatı Kaçırmamalıydı”
Urfa Çalışma Grubu, yıllardır bu tür etkinliklerin kente katacağı değeri savunduklarını hatırlatarak;
Tanıtım Kaybı: Şehrin turizm gelirlerinde beklenen kalıcı artışın engellendiği,
İş Birliği Eksikliği: Ani kararlar yerine yerel yönetimler ve STK’lar ile koordineli hareket edilmesi gerektiği,
Sürdürülebilirlik: Kültür-sanat ekosistemini korumak için ani iptalleri önleyecek mekanizmaların kurulması gerektiği, hususlarını vurguladı.
Yetkililere Çağrı: “Sürdürülebilir Mekanizmalar Geliştirilmeli”
Kültürün bir şehrin ruhu olduğu kadar ekonomisinin de ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatan grup, bu tür mağduriyetlerin tekrar yaşanmaması için yetkilileri daha şeffaf ve sürdürülebilir bir planlama sürecine davet etti. Şehirlerin markalaşma sürecinin bu tür kesintilerle yara almaması için yerel dinamiklerin sürece dahil edilmesinin önemi bir kez daha hatırlatıldı.




